NEYE İHTİYACIMIZ VAR?


      Bir öğretim yılının ilk dönemini daha geride bıraktık. Öğrenciler bir dönemin yorgunluğunu ve yoğun çalışma dönemini geride bıraktık. Artık dinlenmenin, ikinci yarıyıla daha zinde ve güçlü girmenin planlarını yapma zamanı geldi. Öğrenciler bir dönem çalışmalarının karşılığı olarak karnelerini alacaklar. Okulda, akademik başarının ölçüsü olarak kullanılan notları ve çevre ilişkilerini gösteren davranışları karnede yazılı olarak görülecektir.

      Karnede bazı öğrencilerimiz yaptıkları çalışmaların karşılığı olarak iyi notlar alacak, teşekkür veya takdir belgeleri ile ödüllendirilecekler, bazı öğrencilerimizde yeterince çalışmamanın sonucu olarak karnelerinde istedikleri notları alamayacaklardır. Bir insanın yaptığı iyi şeyler için aldığı tepkiler olumludur. Dolayısıyla iyi olan şeylerde bir problem yoktur. Örneğin, bir anne yaptığı yemeklerden dolayı eşinden ve çocuklarından “eline sağlık yemeklerin çok güzel olmuş teşekkür ederiz” diye geri bildirim alırsa bir dahaki sefere daha lezzetli yemekler yapma isteğiyle mutfağa girer. Motivasyon, davranışlarımızı geliştirmemizi sağlar. Öğrenciler için de okul başarısında aldıkları yüksek notlar, motivasyonlarının artmasına yol açmaktadır. Aileler ve okullar başarılı olan bireyleri geliştirmede ve ödüllendirmede cömert davranırlar.

      Ancak öğrenme eksiği olan ya da başarısızlığı bulunan öğrencilere karşı olumsuz tepkiler hemen ve sıkça verilir. Öğrenmede yapılan araştırmalar, bireyin sürekli vurgulanan yönünün ön plana çıktığını göstermektedir.. Bir başka deyişle çocuğa iyi ya da kötü olduğunu söyleme ve söyleyiş tarzı onu doğrudan etkiler. Başarısızlığın zihinsel olmayan etkenlerle ilişkili birçok nedeni olabilir. Bu etkenleri belirleyebilmek için ihtiyacımız olan üç kelime; problemi tam olarak anlama, iyi dinleme ve çözüm yolu üretmektir. Öğrencilerinizin tüm okul yaşamı ile ilgili yaşadıklarını doğru değerlendirerek, onların yaşadığı sıkıntıları çözmede yardımcı olma şansınızı hiç kaybetmemeniz dileğiyle iyi tatiller dileriz.


KARNE ÇOCUĞUNUZDAN DAHA DEĞERLİ DEĞİL!

      Çocuk ve ergen, yaşına uygun yeni bilgiler öğrenmek ve beceriler kazanmak için okula gider. Bu, çocukların anne ya da babaları gibi ev dışında geçirdikleri bir zaman dilimidir. Nasıl ki büyükler evi geçindirmek için çalışıyorlarsa, çocuk ve ergenlerde bir iş olarak okula gitmekte ve öğrenmektedirler. Bu nedenle okul bilgi edinilen bir kaynak olmasının yanında çocuğun kendisi ve çevresi ile uyum becerileri kazanacağı bir yerdir.

      Okul başarısı bir çok etkene bağlı olarak değişmektedir. Bunlar arasında çocuğun zihinsel kapasitesi, öğrenme becerisi, okul ve öğretmenlerin bilgi ve tutumları, anne-babanın beklenti ve tutumları sayılabilir. Çocuklara ilişkin öğrenmeyi etkileyen nedenler arasında dikkat eksikliği ve aşırı hareketlilik en sık karşılaşılan gelişimsel bir bozukluktur. Böylesi çocuklar normal ya da normalin üzerinde zeka düzeyleri olduğu halde dikkat sürelerinin kısalığı sebebiyle dersleri uzun süre izleyememekte, öğrenme için önemli olan bilgilerin tekrarlanmasını yani ödevleri yapmakta zorlanmaktadırlar. Bu yaş grubunun ancak küçük bir kısmı özel eğitim ve öğretime gereksinim duymaktadır. Öyleyse aynı okul ve öğretmenin yetiştirdiği öğrencilerin neden tümü başarılı olamıyor? Bu soruyu kötü karne ile karşılaşan anne-baba çoğunlukla “neden zayıf getirdin?”şeklinde sormaktadır. Karnelerin alındığı dönemlerde anne,baba ve çocuklar açısından en önemli sıkıntılardan biri de bu şekilde başlamaktır. Ders başarısı ve sonuçta karneye yansıyan öğrenme düzeyi anne-baba kadar çocuk ve ergen için de önemlidir. Başarılı bir karne ile kendine güven gelecek ve öz saygısı gelişecektir.

      Kötü karne sonucunda çocuk ve genç birçok olumsuz durumla karşılaşmaktadır. Sevgi yetersizliği, olumsuz koşullar, yanlış tutumlar ve ilgisizlik. Böylece bilgi edinmede zorluk çeken çocuğun öz saygı geliştirmesi ve kendine güveni de tehlikeye girmektedir. Bu ise farklı gelişim dönemindeki çocuk ve gençlerde beklenmedik davranışların sergilenmesine yol açmaktadır. Anne baba tepkileri ya da içinde bulundukları bu olumsuz duygular nedeniyle çocuk ve gençler üzücü sonuçlara yol açan davranışlar sergilemektedirler.

      Her çocuğun içinde bulunduğu gelişim dönemine ve yeteneğine göre başarısının değişebileceğini biliyoruz. Eğer anne baba eğitim yılı içinde okul ve öğretmen ile yeterince iş birliği yapmışsa, çocuğun sınıf içindeki düzeyini ve nasıl bir karne alacağını tahmin edebilecektir. Bu nedenle başarısızlık durumunda “sonuçtan çok bu sonuca nasıl gelindiğinin” değerlendirilmesi önemlidir. Öncelikle çocuğun yeteneklerine uygun, ulaşılabilir beklentiler geliştirmek için her çocuğun bireysel kapasitesi göz önüne alınmalıdır. İlköğretim birinci ve altıncı sınıflar, çocukların yaşantılarında önemli değişikliklerin olduğu dönemlerdir. Birinci sınıfta yeni bir ortama, arkadaşlara ve öğretmene uyum sağlaması, ders yapma ve bazen yeni arkadaşlarla tanışma söz konusu olmaktadır. Sekizinci sınıfta ve lise döneminde ise, okula devam ederken aynı zamanda sınavlara hazırlanma kaygısı ve ek eğitim alma çabaları eklenmektedir. Ayrıca içinde bulunduğu gelişim dönemi de çocuk ve ergenin öğrenmesinde etkili olabilmektedir. Ergenlik döneminin başlangıcında (6, 7.sınıflara tekabül ediyor), sağlıklı ve uyumu iyi olan bir çocuk bile okulda başarısızlık gösterebilmektedir. Ergenlik; bir yeniden düzenleme dönemidir. Yaşamın sosyal yanları öne çıktığı için, ilgi alanlarında geçici de olsa bir kayma olabilir, ancak böyle bir uyum sürecinden sonra ergenler kısa sürede toparlanmakta ve okul ile ilgili sorumluluklarını yüklenmektedirler.

      Çocuğun bu başarısını etkileyebilecek bu genel nedenler dışında geçen, ders döneminde yaşadığı kendisi ve çevresi ile ilgili özel nedenler de olabilir. Bu karne döneminde aile ve çocuğun yaşadığı üzüntüleri bitirip böyle bir sonucu yeniden yaşamamak için birlikte nedenleri gözden geçirmeleri ve çözümler üretmeleri gerekmektedir. Ailesinin ya da anne babasının sevgisini bilen ve onlar tarafından benimsenen öğrenciler bu üzüntüyü kısa sürede atlatarak ailesiyle iş birliği yapmakta ve başarılı olmaktadırlar. Burada anne babanın yapabileceği çocuğun dışındaki nedenleri ele almak ve çocuğun dikkatini, sorumluluklarına çekmektedir. Böyle bir sorumluluğu çocuklarına vermeyen anne babanın tüm çabalarının sonuçsuz kalacağını unutmamalıyız. Çocuklarımız şu anda bu yılki eğitim döneminin yarıyıl tatili dönemine geldiler. Bir dönem tamamlandı ve yeni bir dönem için dinlenmeyi hak ettiler.

      Tatillerin; aile içi ilişkileri yakınlaştırma ve birlikte geçirilen zamanı arttırma yönünden de önemli olduğunu biliyoruz. Özellikle çalışan anne ve babaların izin dönemlerini çocuklarının tatil döneminde kullanması sınırlı aile içi etkileşimi artıracaktır. Aile üyelerinin hep birlikte geçireceği bu tatil dönemlerinin iletişim, çocuklarına model olma, onları tanıma ve gelişimlerini görebilme açısından da yararları olacaktır.


YARIYIL TATİLİNİ NASIL DEĞERLENDİRMELİYİZ?

      2007–2008 eğitim-öğretim yılının 1. dönemini geride bırakıyoruz. Bir dönem süresi içinde öğrencilerimiz yapmış oldukları çalışmaların karşılığı olarak notlarını gösteren karnelerini alıyorlar. Karne sonuçları üzerinde yapılacak değerlendirmelerin yanında, tatilde hem dinlenme hem de öğrendiklerimizi yeniden tekrarlama şansımız doğdu. Rehberlik servisi olarak öğrencilerimizin tatili nasıl geçirn1eleri gerektiğini her sınıf seviyesi için öğretmenlerimize sorduk ve önerilerini aldık.


1. SINIF ÖĞRENCİLERİNE TATİLDE NELER YAPTIRMALI?

1- Düzeylerine uygun masal ve öyküler okumalarını sağlamak

a) Okuduğu öykü ya da masalın geçtiği yer ve zaman ile ilgili sorular sorarak yanıtlamasını isteyebiliriz.

b) Okuduğu öykü ya da masalın kahramanlarının kimler olduğunu sorup yanıtlamasını isteyebiliriz.

c) Bu kahramanların yaptıklarını beğenip beğenmediklerini sorabiliriz.

d) “Kendisi okuduğu kahramanın yerinde olsa idi ne yapardı” diye sorabiliriz.

e) Okuduğu öykü ya da masaldan nasıl bir ders çıkardığını sorup, yanıtlamasını isteyebiliriz.

2- Tatil süresince yaptıklarını ve yaşadıkları olayları her gün birer cümle ile yazmalarını sağlayabiliriz.

 

2. SINIFLAR İÇİN TATİL ÖNERİLERİ

1- Belirlenen programa göre her gün düzenli okumalı ve okuduğu ailece takip edilmelidir.

2- Mümkün olduğu kadar kültür etkinliklerine (sinema, tiyatro, sergi, vb.) katılımı sağlanmalıdır.

3- Evde görev ve sorumluluklar verilmeli, verilenlerin takipçisi olunmalıdır.

4- Günlük basın, yayın organlarının çocuklara uygun olan bölümlerini okumaları veya izlemeleri sağlanmalı.

5-Bir dönemin yorgunluğunu atacak şekilde iyi dinlenmesine dikkat edilmeli.


3. SINIFLAR İÇİN TATİL ÖNERİLERİ

1- Aile ile uygun bir tatil planı yapıp, bu plana uygun hareket etmelidir.

2- Kitap okumalı, belirli saatlerde tv. seyretmelidir.

3- Her gün bir fıkra öğrenip anlatmalı, bir atasözü ve deyim öğrenmelidir.

4- Gelenek göreneklerimizden düğün törenleri, bayram, hasta ziyaretleri hakkında bilgi toplayıp bazılarını uygulamalıdır.

5- Evdeki çiçekler hakkında bilgi edinmeli ve bakımlarını yapmalıdır.

6- Mahallesini gezmeli ve mahalle muhtarı ile tanışmalıdır.

7- Gece ve gündüz gökyüzünü inceleyip notlar almalıdır.


4. SINIFLAR İÇİN TATİL ÖNERİLERİ

1- Tatilde bir kitap okuyup özetini çıkarabilir.

2- Tüm derslerden işlenilen ünitelerle ilgili konuları okuyup, testlerini çözebilir.

3- Zamanı iyi planlayarak, bir kısmını seviyenize uygun kitap dergi vb. okumaya bir kısmını da dinlenmeye ve eğlenmeye ayırmalısınız.

4- Okuduklarınızı evde velileriniz ile paylaşmalısınız.


5. SINIFLAR İÇİN TATİL ÖNERİLERİ

1- Öğrenciler seviyelerine uygun ve dinlendirici iki kitap okumalıdır.

2- Birinci dönem işlenen konuların genel tekrarı yapılmalıdır.

3- Kendi seviyelerine uygun içeriği güzel filmlere gidilebilir.

4- Tatillerini bol bol dinlenmeye ayırarak geçirebilirler.


6–7–8. SINIFLAR İÇİN TATİL ÖNERİLERİ

1- Öğrencilerimiz uzunca geçen bir çalışma dönemini geride bırakarak tatil heyecanını hissetmeye başladılar. Tatili yalnızca dinlenme ve eğlenmeye ayırmak yerine her öğrencimiz öncelikle kendine uygun bir planlama yapmalıdır. Planlarında ders tekrarları, test çözme ve eksik kaldıkları konuların yeniden öğrenilmesi yer almalıdır.

2- Tatil süresi içinde zamanının bir bölümünü kültürel faaliyetlere ayırabilir, sinema, tiyatro, sergi vb. etkinliklere katılabilirler.

3- Karnesinde zayıf notu olanlar hangi dersten zayıfı var ise o derse önem vermeli ve eksikliliğini tamamlamak için günlük plan yaparak en az bir saat çalışmalıdırlar.

4- Sınavlara hazırlanan öğrenciler kendi kendine testler uygulamalı, zaman kullanma becerilerini arttırmak için mutlaka süreli test çözmelidirler.

5- Tatil düzensiz hareket etmek anlamına gelmemeli, günlük uyku, dinlenme, eğlenme etkinlikleri iyi planlanarak ikinci döneme zinde girmek için çaba sarf edilmelidir.