|
Okula başlama olgunluğu nedir?
Okul insan yaşamının vazgeçilmez bir gerçeğidir. Okul çocuklarımızın,
yetişkinlerin dünyasına gerçek anlamda attıkları ilk adımdır. Öğrencilik
hayatı çocuklar için İlköğretimde 8 yıllık kesintisiz eğitimle başlayacak
ve üniversite mezunu olmanın bile bir iş, bir meslek edinmek için
yeterli olmadığı ülkemizde ortalama 25 yaşlarına kadar devam edecektir.
Öğrenci böylesine uzun bir eğitim-öğretim sürecine ne kadar iyi hazırlanırsa
bu süreçte o kadar rahat ve başarılı olabilir. Kendi yeteneklerini
kendini ve çevresini üzmeden rahatça sergileyebilir.
Okula başlama ve devamında yaşanılabilecek olası bir çok problemin
önlenmesinde, okul öncesi eğitimin önemi yadsınamaz. Okul öncesi eğitim
almış çocuklar okula başlama ve uyum sağlamada diğer çocuklara göre
avantajlıdır. Anasınıfında kazanmış olduğu motor hareket becerileri,
dil gelişimi, zihinsel ve duygusal alanlardaki gelişimi bu çocukları
ilkokulda alacakları eğitime hazırlarken, kurallara uyma ve verilen
yönergelere sıkıntı yaşamadan uymalarına yardımcı olur. Ancak buna
rağmen özellikle yıl sonu doğumlu çocuklarda okula başladıklarında
dikkat dağınıklığı, uzun süre sınıfta oturamama, dersi takip edememe
veya yapılacak yazı çalışmalarından çabuk sıkılma ve yorulma gözlenmektedir.
Yıl olarak uygun olmasına rağmen Eylül, Ekim, Kasım, Aralık aylarında
doğan çocukların okula başlamasında her zaman bir çelişki yaşanmaktadır.
Çocuk okula ya erken başlayacaktır ya da geç..Bu durumda anne- babaların
verdiği karar gerçekten önemlidir çünkü daha öncede belirttiğimiz
gibi bir daha hadi baştan başlayalım deme şansımız olmayacaktır.
Okula başlama olgunluğu' dendiğinde dikkate alınan özellikler neleri
sıralayacak olursak;
Fizyolojik özellikler: Kronolojik yaş, görsel-işitsel algı, büyük
ve küçük kaş gelişimi, el-göz koordinasyonu, çeşitli salgı ve hormonların
işleyişi, vb.
Sosyal özellikler: Kendini, aile çevresini tanımlama ve diğer insanlarla
ilişkileri (yaşıtları ve yetişkinlerle ayrı ayrı değerlendirilmeli),
vb.
Duygusal özellikler: Çevresi ile bağımsız ilişkiler kurabilme, duygularını
rahatça ancak kontrollü sergileyebilme, vb.
Zihinsel özellikler: Olaylar arasında ilişki kurabilme, kavramları
bilme, yeni deneyimlere açık olma, vb.
Dil gelişimi: Dili anlama ve serbestçe kullanabilme, duygu ve düşüncelerini
sözle ifade edebilme, vb.
Bu özellikleri yeterince gelişmiş olan çocuklar birinci sınıfa başlama
olgunluğuna erişmiş demektir. Çocuğun anasınıfı öğretmeninin, kurum
içerisinden yada dışından çocukla ilgili alınacak bilgilerin ışığında
aile bir karar almalıdır. Kronolojik olarak yaşı uygun olsa bile bazı
alanlarda eksikleri olan çocukların bu açıkları yaz tatilinde çeşitli
etkinlikler ile geliştirilmelidir.Yaş olarak erken diye düşünülen
çocuklar ise bu özellikleri ne kadar gelişmiş olursa olsun bu sürece
erken başlatılması konusunda çok titiz yaklaşılmalı mümkünse anasınıfına
tekrar gönderilmelidir. Bir yıl sonra başladıklarında bulundukları
sınıfın her bakımdan en iyisi olma duygusu yaşama şanları varken,
erken başlayarak sınıfta kendilerinden bir yaş büyük çocukların başardıkları
şeyleri zorlanarak yapma duygusunu yaşamamalıdır. Bu duygu çocuklarda
ileri yaşlarda yetersizlik, beceriksizlik ve eksiklik duygularını
geliştirebilir ve kendilerine güvenleri sarsılabilir. Yada daha çocuksu
davranacağında sınıfta arkadaşları tarafından farklı algılanabilir
hatta öğretmeni tarafından haylaz yaramaz diye değerlendirilebilir.
Tüm bunlar hiç olmasın diye çocuk kendini zorlar ve başarılıda olabilir
ancak buda bir süre sonra çocukta okuldan soğuma, yılgınlık hissi
yaratabilir. Bunlar olacak diye bir şart yok elbette, ancak çocuk
bu olgunluğa ne kadar erişmiş olursa yaşanabilecek olası problemlerin
yaşanması olasılığı o denli düşecektir.
Bırakın çocuklarınızın bir yıl daha çocuk olabilme lüksleri olsun.
Önlerindeki bu uzun maratona daha bir hazır, daha bir güçlü çıksınlar
ve yarı yolda yorulmasınlar..
Okula yüzleri gülerek gelsinler.. Ödev yaparken elleri ağrımasın..
Sevgiyle kalın…
|