|
MAT-FKB Özel
Gelişim Okulları tarafından 7. si yapılan Minik Yürekler Resim
Yarışması sonuçlandı.
Eskişehir’de 40 okuldan
1500 çocuğun katıldığı yarışma “sanat sevgisi ve duyarlılığı”
amaçlıyor. Ödül törenine Vali yardımcıları Sayın Ekrem Ballı, Sayın
Ahmet Kurt katıldı. Görkemli bir ödül töreni ile dereceye giren
öğrencilere ödülleri verildi. Resimlerin tamamı MAT-FKB Özel Gelişim
Okullarında bir hafta süreyle sergilenecek.
MAT-FKB ÖZEL
GELİŞİM OKULLARI
GENEL MÜDÜRÜ MAHMUT SÜZEN’İN KONUŞMASI
Sayın Valim,
Sevgili Çocuklar,
Özel Gelişim Okullarının
düzenlediği 7. Minik Yürekler Resim Yarışması ödül törenine hoş
geldiniz. Belki de buna yarışma dememek gerek. Bir şölen demek gerek.
Her yıl artan ilgi kar topu gibi büyüyerek devam ediyor. MAT-FKB Özel
Gelişim Okulları sanata duyarlı gençler yetiştirmeyi hedefliyor. Bu
yeter mi yetmez. Toplumsal görevlerimiz var. Bunları yerine getirmemiz
gerekir. Bu halkaları büyütmemiz gerekiyor. Sanata tükürmeyen
insanların çoğalması gerekiyor. Yani sanata duyarlı bir çevre yaratmak
gerekiyor. Bu çevrede bu çocukları büyütmek gerekiyor. Bu amaçla her
yıl büyüyen kartopunu çığa dönüştüren şölenler yapıyoruz. Bir ülkede
küçük insanların gölgeleri büyüyorsa, o ülkede güneş çabuk batıyor
demektir. Sanata karşı olanların sesi çıkmasın diye… Her biriniz bir
güneş olursanız, bu ülkede cüce insanların dev gölgeleri olmaz,
olamaz. Bir kötü melodi dinlerken kulağımız nasıl tırmalanıyorsa, kötü
bir renkte gözü tırmalar. Bir türkü, bir şarkı bir nota uyumu ifade
eder. Hepimiz televizyonda, radyoda müzik dinleriz, konsere gideriz.
Aynı şey “renklerin uyumu, çizgilerin dansı anlamına gelen resim
sergilerine de gitmeyi bir huy edinmemiz gerekiyor. Bunu teşvik
etmemiz gerekir. Her türkünün, melodinin geçmişinde bir öykü vardır,
bir yaşanmışlık vardır, bir hayat vardır. Her resimde de bir dünya
vardır. Bu 1500 çocuğumuz kendi içindeki 1500 dünyayı sundular. Bir
örnek vermek istiyorum. Bir aile resmi yapın dersiniz çocuğa; bir
bakarsınız içinde baba yok. Eğer baba az eve geliyor ise ya da hiç
görmüyor ise çocuk bunu resmin içine dahil edebilir mi? Burada her bir
çocuğu bir kıvılcım olarak kabul ediyorum.1500 kıvılcım mahallenize,
okulunuza giderken alev olup aydınlatın ülkeyi diyorum. Bu çocuklara
bakarken onları iyi tanımamız gerekiyor. Onların iç dünyalarını iyi
okumamız gerekiyor. Onlara daha çok katkı vermek gerekiyor. Onları iyi
dinlemek gerekiyor. Yada çizgilerine iyi bakmak gerekiyor.
Çok önemsediğimiz bu
organizasyonda emeği geçen herkesi, başta resim öğretmenlerimiz
Cemalettin Pektaş, İsmihan Aytekin, Selma Öz’e, katılan tüm okulların
resim öğretmenlerine, Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ve
Eğitim Fakültesi Resim Öğretmenliği Bölümü öğretim üyelerine,
çocukları destekleyen siz sayın velilere, avucunda kelebeği dengede
tutan yani açsa kelebek uçacak, sıksa kelebek ölecek Gelişim
Okullarının tüm çalışanlarına, tabi ki bu işin esas kahramanlarına, iç
dünyalarını, gelecek dünyalarını bizimle paylaşan 1500 çocuğumuza
teşekkür ediyorum, kutluyorum, tebrik ediyorum.
Sevgi ve
saygılarımla…
|